27 Mart 2010 Cumartesi 23.00
Dün Paris’teydik. Kente konserden bir gün önce geldik. Gece yarısına kadar Murat ve Doğukan’la Paris’i gezdik. Eyfel kulesinin her saat başı yanıp sönen ışıklarını seyredip, Notre Dame de Sion’un karşısında çay içtik. Concorde Meydanı’nda gün batımını izledik. Ertesi gün konserimiz olduğu için çok geç olmadan dinlenmeye çekildik. Konser Paris’in en eski salonlarından birinde gerçekleşti. Böyle tarihi atmosferler beni derinden etkiliyor. Her şey çok güzel organize edilmişti. Seyirci de biz de salondan mutlu ayrıldık. Sabah saat beşte hava alanı yolundaydık. Uyuyarak geçen uçak yolculuğunun ardından İstanbul’da bulduk kendimizi. Aynı gün akşam saatlerinde Altunizade Kültür Merkezi’nde konserimiz vardı. Hemen hiç dinlenmeden sahnedeydik. Salon kapıların dışına kadar doluydu ve öylesine coşkulu bir seyirci vardı ki, çaldıkça çaldık… Belki bu sezonun en güzel konserlerinden birini verdik.
İnsanın aya ayak basışının 40 Yılı kutlanıyor. İnternette şu adrese başına hiç birşey yazmadan tıklayın:



